KÖŞE YAZARLARI

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLARININ KAÇIRDIKLARI PARALAR İLE DOLAR DÜŞTÜ

Referanduma EVET oyu kullanacağını savunan ve çeşitli kampanyalarla bu görüşlerini adeta bir vatanseverlik havasına sokmaya gayret eden özellikle AKP’li bakanlar milletvekilleri, Başbakan hatta Cumhurbaşkanı, HAYIR oyu kullanma düşüncesine sahip kişileri AKP, FETÖ PKK, gibi hain bölücü örgütlere hizmet olarak değerlendirmektedirler. Oysa olay bir partinin iktidara getirilmei olayı değildir. Türkiye’nin kaderi oylanacaktır. Atatürk, Türk Milliyetçiliği, Tüklük kavramlarının var olma yok olma savaşıdır. Cumhurbaşkanlığı sistemi olarak kamufle etmeye çalıştıkları değişikliğini kendileride yadırgamakta ve bazı konuşmalarda Cumhurbaşkanlığı sistemi yerine başkanlık sistemi olarak telaffuz etmek zoruda kalmaktadırlar.

 

Bize göre başkanlık sistemi ile;

 

‘’Ben Türküm, Türklük, milliyetçilik gibi Türk milletinin hasletleri yerini yeni hasletlere bırakacaktır. Referandum tarihi yaklaştıkça terör hadiseleri canımızı yakmayı sürdürecek, Kurtuluş reçetesinin referanduma .Cumhurbaşkanı ve başbakan tarafından her ne kadar Türk Milletinin bekası için EVET üzerine bir kurgu oluşturmak istemekte ve prpogandalarını bu eksende yoğunlaştırmakta iselerde, Şu soruları sormak gerekir. Oslo’da, Habur’da, Dolmabahçede teröristlerle pazarlık yaparken beka sorunu yokmuydu. Çözüm sürecinde askere ‘’kışlalarınızdan çıkmayın’’ polise ‘’kafanızı çevirin’’ ve sonuçta açılan çukurlar, o çukurlarda yitirdiğimiz mehmeMehmetçiklerimiz olmadımı? O zaman beka sorunu yokmuydu. Bu topraklarda hainler mahkemeler kurdular. Davul zurna ile lahmacunlarla uğurlandılar.  

 

Dünyanın en stratejik madeni olan Bor madeni ise ABD’ye peşkeş çekilmek üzere Varlık Fonu gibi ikinci bir hortumlama sistemine alınmıştır.Ülkenin geleceği ipotek altına sokulmaktadır. Değerlerimiz Çaykur, Ziraat Bankası Telekom, THY tek tek yok olmak üzeredir. Üstelik denetim mekanizmasıda ortadan kaldırılmaktadır.

 

 Asıl büyük tehlike ise  ülkenin federasyonlara bölünme tehlikesidir. Çünkü Cumhurbaşkanı BOP eşbaşkanı olduğunu açıkladığında Federatif yapının kötü bir uygulama olamayacağını ifade etmiştir.

 

--Ülkede işsizlik 11 milyona ulaşmıştır.

 

--Terör bir yana anlamsız Suriye politikası ile her gün bir canımız yok olmaktadır.

 

--Hain Fetö darbesinde tartaklandığı için boğazındaki izleri gizlemek zorunda kalan Genelkurmay başkanımız  ir şov yapmak istemişler  komutanlarımızla Yunanistan Kardak’a gidememiş geri dönerek soluğu Bodrumda almışlardır.

 

--Trump gelecek dertler bitecekti. Ancak Trump İslam Ülkeleri vatandaşlarını ülkesine sokmama kararı aldı ve biz bu kez Eyyy Amerika diyemedik.Ancak kendisi ile görüşmek için randevu alabildiğimiz günü zafer günü olarak ilan etmek için sabırsızlandık Sonuşta 45 dakika telle görüşebilme şerefine nail olduk. Bir gün sonra CIA başkanı geldi Rusya sözde ‘’ kazaen’’ 3 mehmetçiğimizi şehit etti. Genelkurmayımız saniyesinde olayın ‘’kazaen’’ açıklaması yaptı.Ardından Rus Genelkurmayı ‘’koordinatların Türkiye’den verildiğini açıklaması üzerine bu kezde hükümet Fetö can simidine sarılmıştır.’’Fetöcüler yaptı’’ diyorlar. ABD’ye yanaştık Rus uçağını düşürdük. Rusya’ya yanaştık Rusya sözde kazaen 3 canımızı aldı.

 

Başkanlık gelince terör nasıl bitecek ekonomi nasıl düzelecek. Suriye konusunda girdiğimiz bataklıktan nasıl çıkacağız, içimizdeki hainler nasıl temizlenecek. Bu soruların cevabının sağlıklı bir şekilde cevaplanmaması halinde referandumun millet lehine tecelli edebilmesi için tek çözüm HAYIR oylarının zaferi ile mümkün Olacaktır. Türklük, Türkcülü, Türk Milliyetçiliği gibi değerleri yok sayan bir oluşuma hiçbir Türk ferdi izin vermeyecektir.

 

Büyükleri, ağabeyleri ülkücü hareket adına sokaklarda ve darağaçlarında can verirken kısa pantolonla gezen sonrasında cezaevlerinden tahliye olan ülkücüleri yanına alarak çek senet tahsilatı, haraç toplamak gibi adının önünede ülkücüyü ekleyerek ülkücü mafya söylemlerini literatüre sokmaktan başka meziyeti olmayan harekete ülkücü harekete hiçbir faydası olmayan aksine zarar verenSedat Peker’ gibi  ‘’bende ülkücüyüm diyerek kabadayılık alemi heveslileri türemiş, Bu kişiler ilk olarak  Cezaevlerinden tahliye olan işi gücü olmayan ülkücüleri etrafında toplayarak bir korku imparatorluğu oluşturmuşlar, Sonrada ülkücü sıfatını pekiştirmek ve ülkücülerin gücünü kullanmak için çeşitli dernekler kurarak kabadayılık aleminde söz sahibi olmaya çalışan kolpacı  kişiler türemiş bu kişiler ülkücü hareketin gücünü kullanmışlardır.İlk icraatleri etraflarında 12 eylül öncesinde sokaklarda destan yazan ülkü devleri üzerinden prim yapmışlardır. Sedat Peker de bu isimlerden biridir. Cezaevinden çıkarılmasının diyetini açıklamaları ve iktidar yanlısı bir profil çizmekte, HAYIR’cıları sokaklarda beklediğini ifade eden demeçler vermektedir. Biz eski ülkücüler ve HAYIR’cılar  olarak Meral Akşener’le birlikte HAYIR kampanyasını başlatmak üzere Cumartesi günü şehitler diyarı Çanakkalede idik. Etrafımızdada kimseyi göremedik.  

 

Bu satırların yazarı olarak referanduma ne EVET nede HAYIR diyebilmek  ülkeye ihanet olarak değerlendirilmemelidir. Hür irade ile vicdani kanaatlerin vatandaş sorumluluğu ile sandıklara yansıtılmasına hainlik veya vatanseverlik gibi payeler yakıştırılmamalıdır.Ancak hiçbir güç Türklüğü ve Türk Milliyetçiliğini ortadan kaldırabilecek güç ve kudrete sahip değildir.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR