KÖŞE YAZARLARI

CENNETİ KOLAY MI SANDIN!

Bazen diyorum bende,

 

“500 bin eli silah tutan Suriyeli erkek bizim sahillerimizde fink atıyor, jöleli saçları ile şehrin gezilecek yerlerinde ve oturulacak kafelerinde başköşelerinde oturup masa oyunları oynuyorlar. Bizde askerimizle gidiyor Suriye cehenneminde onların namusunu, karısını, çocuğunu kurtarmaya çalışıyoruz”

 

Sonra her zaman kendimi ne zaman yalnız hissettiğim en yakın seccadeyi söyle dizlerimin altına alıp düşündüklerim aklıma geliyor…

 

Allah Rızası!

 

Ümmet!

 

Ensar!

 

Muhacir!

 

Peygamber!

 

Din!

 

Müslüman!

 

Din Kardeşliği!

 

Mazlum!

 

Zalim!

 

Sonra diyorum ki kalbime, gönlüme Allah’ın ayetindeki kelimesi kelimesine;

 

“Savaş, hoşunuza gitmediği hâlde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz. Bakara 216”

 

Yani biz bilemeyiz! Rahmetinden sual olmayan Rabbim’in vardır bir bildiği diyorum.

 

Ensar olmak kolay mı sandın?

 

Hele ki Müslüman olmak kolay mı?

 

Ne sandıydın öyle cennetin kolay olduğunu falan mı?

 

Rabbinin verdiğinden sen başkasına vermeden, peygamberin “Komşusu aç iken dok yatan bizden değildir” hadisinden nasiplenmeden huzura rahat çıkacağını mı sandın!

 

İmtihan zor, dünya zor, Müslümanlık zor, ama cennet güzel!

 

Hak etmek dileğiyle!

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR